Atakum Sahili ve Gözde yerleri ?

1
172
atakum sahili,atakumonline

Atakum Sahili, o kadar garip bir yer ki, aradığınızı kesinlikle buluyorsunuz. Ummayı beklediğiniz her şey burada. Sadece kumsal ve deniz deyip geçmeyin. İnanın ki, çok daha fazlası…
Dalgaların sesi ile yürüyebileceğiniz, 120 km lik bir sahil düşünün. 120 km sini yürümezsiniz tabi ama bunun sadece 5 km sini bile yürümek, size inanılmaz hissettirecektir. Nasıl mı? Depresyon, uzun süreli stres, anksiyete, algı ve yaratıcılık problemlerine yol açar. Eğer her gün yürürsek, bu süreçlerin hepsi iyileşir. Demiş Madrid’de ki nörolog Jose Angel Obeso. Beynin düşmanı rutindir.

Ancak her akşam bile yürüseniz, bu durum rutin içinde yer almaz. Neden mi? Barcelona da ki Starlab ın ceo su Giulio Ruffini’nin liderliğini yaptığı ekip, Hindistan da ki bir insanın beyninden, Fransa da ki 3 kişinin beyinlerine Halo ve ciao kelimelerini başarılı bir şekilde aktardılar. Size şimdi elektroensefalografi yada transkaranial manyetik uyarımdan falan bahsetmeyeceğim. Gördüğünüz gibi okuması da zor zaten. Hayır! Basit anlatıyorum. Telepati kurmayı başardılar. Yani 8046 km uzaktaki 3 kişiye beynindekini aktardı. Yani konumuza dönecek olursak, siz sahilde yürürken, beyniniz siz fark etmeden diğer beyinlerle iletişim kuruyor.
Kısacası Atakum sahili ufkunuzu açar.

Samsun Atakum sahilinde ne yaparız?

Tabi ki isterseniz ufkunuzu kapatacağınız mekanlar da yok değil. Birkaç sipariş sonra kendinizi bile unutabilirsiniz. Yine de yürümek güzeldir. Hani siz geçerken susarlar ve sizi süzmeye başlarla ya, geçtikten sonra da kendi aralarında konuşmaya yine devam ederler. Evet bildiniz! İşte o rahatsız edici tipler yok denilecek kadar azdır. Kimsenin kimseyle işi yoktur ve herkes kendi havasındadır. Ancak herhangi bir şey sorduğunuzda, tüm nezaketleriyle yardımcı olmaya çalışırlar.
Hatta bir ara Ömür evlerinin orada iki tane kız vardı. 3 tl ye derdinizi dinliyorlardı. Hiç konuşamadık çünkü bir derdim yoktu. Fakat az ileride 2 sokak sanatçısı vardı onların yanına oturdum. Birisi Kahraman Maraş’lı diğeri ise Gazi Antep’liydi. Biri gitarda iyiydi, diğerinin sesi güçlüydü ama kontrol edemiyordu. Olsun, içtenlerdi ve bu bana yeterdi. İçten ve güzel olan bir şey bulmak zor bu devirde.

Yürüdükçe yeni renkler ve kokulara karışırsınız. Yürüdükçe farklı müzikler çalınır kulağınıza. Tek başınıza mısınız? O zamanda kendi içinizde bir yolculuğa çıkarsınız. Bazen kendinizi sorgular, bazen insanlığı, bazen yapılacakları düzene koymaya başlar, bazen hayal kurar, bazense onu düşünürsünüz. Evet o! Bence herkesin hayatında, içinde çok özel bir yere dokunmuş biri vardır. Neyse, bu konuya gecenin ilerleyen zamanlarında dokunalım.


Atakum Sahili Büyüleyici Ambiyansı

Ruhları var burada ki mekânların. Çeşitli ambiyanslarda mekânlar, her türlü ruh haline hitap ediyor Atakum sahilinde. Alkollü, alkolsüz eğlence mekânları ile dolu sahil. Üstelik dekorları da çok güzel. Sahil şeridinde ki neredeyse bütün mekânlar da iç mimar çalışmış. Fiyat / Mekân performansı konusunda da oldukça iyiler. Aynı konseptte İstanbul’da bir mekâna otursanız ki, yine böyle denize yakın, evi arabayı ipotek ettirirsiniz. Gelen hesabı müdüre değil, Avrupa İnsan Hakları mahkemesine şikayet edersiniz.

Tabi ki, hesaplarında ki rakamların basamaklarından haberi olmayanları tenzih ederiz. Aradığınız her türlü eğlenceyi bulmanız mümkün. Yaz aylarında mekanların çoğu kalabalıktır. Daha önce ki senelerde kışları çok sakin geçerdi. Ancak artan nüfus ile birlikte kış aylarında da geçen senelere nazaran, müşteri artışı gözlemleniyor.

Atakum yavaş yavaş 4 mevsim olma yolunda ilerliyor. İlerlemeyecek gibi de değil çünkü, sahilde ki mekanlar gerçekten çok iyi. Meyhane deyince aklımda canlanan şey, ahşap kaplama duvarlar, sıradan masalar, tavandan sarkan balıkçı ağı ve içinde deniz yıldızlarıyla yengeçler. Duvarda bir can simidi, kenarda vitrinli buzdolabı içinde mezeler, çalışanları kafası hep güzel. Bu salaşlığın bir samimiyeti olduğuna inanırdık.

Çünkü eskiden bir samimiyet vardı. Şimdi ise birbirinden güzel maskeler ve herkes oskarlık. Ben henüz salaş bir meyhaneye denk gelmedim. Cuma ve cumartesi günü rezervasyon yaptırmadan çıktıysanız yola. İyi bir mekanda oturmayı unutabilirsiniz. Dekoru anlatamam. Çok çeşitli ve çok farklı. Tek söyleyebileceğim oldukça kaliteli. Hatta salaş kelimesini aynı cümle içine damsız almıyorlar. Herkes özenle giyinmiş ve şıkır şıkır diyebiliriz.


Atakum da ki En iyi Mekanlar!

Kimi yerler inanılmaz kalabalık oluyor. Bardak sayısı ile birlikte yükselen konuşma sesi bir süre sonra başınızı ağrıtıyor. Kimi mekânlar da inceden Müzeyyen Senar veriyor, o zaman zaten konuşacak bir şey kalmıyor. İki kere vurursun masaya, biri masada olanların, diğeri ise olmayanların şerefine. Herkes adabı üzerinde gezer, işi olmaz kimsenin kimseyle. Feleğin çemberinden geçmiştir masadaki herkes, ağırdır olduğu yerde. Bir iki söz ile tasvir eder Dünya’yı ve iki kelam yeter onu dinleyene. Bu ağırlığı üzerinden atanlar içinde mekânlar var. Biraz daha eller havaya tarzında, zaten aşklar hep yalan dolan edasında eşlik edilen. Ama canlı müzik konusunda mekânları iyi takip etmek gerekir. Yakın bir zamanda tüm mekânları inceleyeceğiz birlikte.


Kimi yerlerde guruplar çok iyi kimilerinde ise çok kötü. Sanatçı egosu mudur nedir anlamadım. Zaten hepsinin kafası çok güzel, bunun üzerine solist de boş laf yapıyor. Bir tanesi mekâna gelen müşteriyle nasıl bakıştığını anlatıyordu. Müşteriyle! Dedim, bu iki kadeh daha içerse o gitarı. Mikserin başındaki adamın da kafası güzel tabi. Kulağı duymuyor ki ayarlasın sesi. İnanılmaz bir gürültü. Yani adam başı 100 tl mi artık neye anlaştılarsa, sen çalar mısın demişler, oda çalarım demiş. Olay tamamen ticari ve içinde hiç sanat olmayınca, kafanızın şişmesi muhtemel. Tavsiyem, mekânların önünde sahilde oturacak yerler var. Biraz orada oturup dinleyin. Hoşunuza gidiyorsa içeri girmeniz daha iyi olacaktır. Kimi yerler de var ki rezervasyon kaçınılmaz, ama bir söylüyor, masadaki bardak titriyor. Tabi bu mekânları dediğim gibi yakın bir zamanda paylaşacağım sizlerle.


Atakum Sahilin Tadını Çıkartın!

Amaaan oturmaya mı geldik? Hadi hadi dediğiniz mekânlarda var. Dj performanslar çok içimi açmıyor açıkçası. Hit şarkı çalacağım diye, kimi zaman müziğin ritmini ve akışını değiştiriyorlar. Bu da duygu, durum değişikliğine yol açıyor. Club kültürü henüz oturmamış. Evet, potansiyeli var ama mekâncılar açısından riskli. Daha önce Samsun’da birçok kez denemesi yapıldı ve hepsi de silahla sonlandı. Club konsepti açılmıyor, nam yapacağım diye insan hayatını hiçe sayan geri zekâlı ve cahil kitleyi yok sayamıyoruz çünkü. Ama yine de birkaç mekân arada bir bu tarz partiler veriyor. Gelen dj leri iyi takip edip setlistlerini kontrol etmeliyiz. Bu konuda da güzel ve iddialı mekânlar var tabi.


Müzik ve gürültü size göre değilse, sahilde kola çekirdek ya da dondurma yine tavsiyelerimiz arasında. Ancak çekirdekçilerden ricamız, ellerine bir poşet alması ve kabuklarını ya da çöplerini poşete atmaları. Belediye temizlik konusunda iyi çalışıyor fakat yine de çevre temizliği çok önemli bir konu. Lütfen! Çevremizi kirletmeyelim! Sahilde yürürken her an karşınıza sanat icra eden birileri çıkabilir. Genelde üniversite öğrencileri var ve oldukça da iyiler. Ücretsiz bir şekilde konserlerini dinleyebilirsiniz.

Atakum Sahili Müzik Bayramı!

Tabi ki bu konserlere sık rastlamak istiyorsanız, sanata ve sanatçıya destek olmayı sakın unutmayınız. 1 tl ile zengin olmazsınız, kefenin cebi yok. Bir ressamla karşılaştım sahilde yürürken. Şövalyesinde sanatını gerçekleştirirken, yan taraftan da 60 lardan Fransızca parçalar çalıyordu. Kasketi, ekose gömleği ve konuştuğunda bir sanatçının ağızından dökülebilecek kelimeleri vardı. Sizinle röportaj yapabilir miyim diye sordum. Neden dedi. Türkiye’de eksik olan bir şey sanat ve ilgi yok. Neden? Dedim. Ben konuşmak istemiyorum. Benim konuştuğum şey tuvalim. Kimsenin konuşmasına da gerek yok. Herkes sanatını icra etsin. Beni yanlış anlamayın, kusura da bakmayın dedi. Röportaj için teşekkür ettim. Zaten istediğimi de almıştım.


Yani diyor ki; Eğer sizden sokakları süpürmeniz istenirse Michelangelo’nun resim yaptığı, Beethoven’ın beste yaptığı veya Shakespeare’in şiir yazdığı gibi süpürün. O kadar güzel süpürülsün ki gökteki ve yerdeki herkes durup ‘Burada dünyanın en iyi çöpçüsü yaşıyormuş desin. Martin Luther King 1968. Herkes işini en mükemmel şekilde yapsın diyor. Duygularını, düşüncelerini, fikirlerini, hayallerini en içten şekilde aktarmaya odaklansın diyor. Bunu yaparlarsa zaten konuşmuş olurlar diyor. Sözcükleri değil, sanatı konuşturmak gerekir diyor. Yani o nun konuşmak istememesi bile benim için yeterli bir cevap olmuştu.
Atakum Sahili Sadece yürüyüş yolu değil. Hemen kenarından başlayan geniş bir kumsal karşılar sizi Atakum sahilinde. Hafta içi azdır, ama hafta sonuna doğru çokça çadır görmek mümkündür. Kumsalda ateşler yakılır, etrafında toplanıp şarkılar söylenir. En güzel sohbetlerin en güzel ortamı olur Atakum sahili.

Atkum Sahili Organizasyonları

atakum sahili atakumonline

Evlilik teklifleri, dilek balonları, havai fişekler ki buna dikkat! Kuşlar ölmesin! Oldukça eğlenceli ve dinlendirici bir yerdir. Bazen oturabildiğiniz kadar kıyıya oturursunuz. Dalgaların sesi, gecenin karanlığı ve yıldızlar. Sonra anlatırsınız karışıcı balıklara, denize, rüzgârlara. Cevap veremezler ama anlarlar sizi.

Kimi zaman hak verirler, kimi zaman ise itiraz ederler en sert şekilde. Dertleriniz, tasanızı, keyiflinizi, aşkınızı, mutluluğunuzu şişeleyip şişeleyip derin denizlere gönderebileceğiniz yerdir Atakum sahili. Aradığınız her şeyi bulursunuz. Ne aradığınızı bildiğiniz sürece. Tüm dertlerinizi omuzunuzdan silkeleyip atabilirsiniz mesela. Marinada kayalıkların en ucuna gitmeli. Bir kayanın üzerine uzanıp, rüzgarın teninize dokunmasını hissetmeli. Şehrin hengâmesini kulaklarınızdan atmak için iyi bir öneri arıyorsanız ZAZ – Je Veux tavsiyemizdir. Hepinize keyifli günler ve Atakum sahili nin tadını çıkarmanız dileği ile….


1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here